Aldatma Nedeni İle Boşanmak

Aldatma Nedeni İle Boşanmak

Boşanma davaları içerisinde en önemlisi aldatma nedeni ile boşanma davaları olmaktadır. Mal rejimini etkilemesi ve aldatmanın ispatı konusunda bir boşanma avukatına ihtiyaç duyulan davalardan birisidir. Aldatma ile boşanma veya zina ile boşanma davalarında en önemli konu zinanın tanımıdır. Ceza hukukunda veya boşanma konusunda geçen zina ile İslam Hukuku’ndaki zina karıştırılmamalıdır. Türk Ceza Kanunları içerisinde zina bir suç değildir. Ancak boşanma konusunda eşlerden birisinin diğerini aldatma evlilikteki sadakat gerekliliğini yerine getirmemesi durumunda zina ile boşanma mümkün olmaktadır. Boşanma konusundaki zina, eşlerden birisinin evlilik dışı bir ilişki yaşaması sonucunda oluşmaktadır. Bu durumda açılacak boşanma davası çekişmeli boşanma davası olacaktır.

Zinanın veya aldatmanın ispatı bu tarz boşanma davalarının en önemli kısmı olmaktadır. Bu konuda birçok farklı delil elde edilerek sunulabilir. Ancak bu delillerin toplanması ve sunulmasında dikkatli olunmalıdır. Delillerin hukuka aykırı olması durumunda ceza alınması mümkün olabilir. Bu sebeple de bu davalarda aldatma nedeni ile boşanma ile bulunmak ve delillerin önceden bu avukat tarafından incelenmesi önemli olmakta. Zinanın veya aldatmanın öğrenilmesinden sonra eşin altı ay içerisinde dava açma hakkı bulunmaktadır. Altı ay içerisinde aldatma ile boşanma davası açmayan veya affeden eş bu hakkından mahrum kalacaktır. Boşanma davalarının açılması konusunda Bu takvime dikkat edilmesi de önemli olacaktır. Ayrıca aldatma eyleminden beş sene geçmesi sonrasında boşanma davası açılamayacaktır.

Aldatma sonucunda açılacak boşanma davalarında en önemli etki mal rejimde olmaktadır. Aldatmanın ispat edilmesi ve mahkeme tarafından kabul edilmesi ile kusurlu olan eşin boşanma sonrasında hakkı olan malların bir kısmından veya tamamından yararlanması mahkeme tarafından engellenebilmektedir. Ayrıca aldatma nedeni ile boşanma davalarında tazminat hakları da bulunmaktadır. Bu konuda kusurlu eşe tazminat talebinde bulunulabileceği gibi, evli olduğunu bilmesi durumunda üçüncü kişilere de tazminat davası açılabilmektedir. Bu sebepler ile aldatma veya zina nedeni ile boşanma davaları oldukça önemli davalardır. Bu kadar önemli olan davada bir boşanma avukatına danışılması ve davanın bu şekilde başlatılarak yürütülmesi önemli avantaj sağlayacaktır.

Araç Değer Kaybı Açmak için Gerekenler

Araç Değer Kaybı Açmak için Gerekenler

Araç değer kaybı davaları da hukukun diğer pek çok alanında olduğu gibi insan ihtiyaçlarının bir sonucu olarak gerekli hale gelmiştir. Maddi hasar alan araçlarda ortaya çıkan maddi yüklerle ilgili hakların kazanın tarafları arasında belirli hukuksal düzen üzerinden işlem görmesini sağlayan bu davalarda aracında maddi hasar meydana gelen kişi bu hasarın karşılanmasını karşı taraftan talep edebilmektedir. Araç değer kaybı hesabında araçta oluşan hasarın karşılığına denk gelen değer kaybı talep edilebileceği gibi bunun yanı sıra aracınız tamirde iken sizin tüm ulaşım giderlerinizle ilgili kayıpları da talep edebilirsiniz. Eğer bir kişi araç değer kaybı davası açmak istiyorsa öncelikle yapılması gereken şey aracın kaza sonrası durumuna ilişkin olarak bir sigorta şirketi tarafından görevlendirilmiş ruhsatlı bir sigorta ekspertizi aracılığı ile hasar tespitinin yapılmasıdır. Bu işlem sırasında aracın tüm ruhsat bilgileri ile birlikte kaza sonrası değişen bölümlerine ilişkin her türlü detay incelikli olarak belirtilmekte ve sonucun oluşturulmasında önemli rol oynamaktadır. Bu aşamada kişiler sigorta şirketlerine başvururken dikkatli olmaktadır. Bazı sigorta şirketleri veya buralarda çalışan ekspertizler araçların bazı parçaları ile ilgili değer kayıplarını görmezden gelmekte ve sizin talep edebileceğiniz kayıp miktarlarını da olumsuz olarak aşağıya çekmektedir. Davacı kişiler bu durumun daha sonra fark edilmesi halinde araç değer kaybı davası ile birlikte sigorta şirketine karşı tazminat talep ettiği davaları da açabilmektedir.

Araç değer kaybı davası açan kişiler hazırladıkları isim, adres ve dava konusu ile ilgili gerekli bilgilerin yer aldığı dilekçelerine ek olarak kazanın gerçekleştiği tarihe ilişkin kaza tespit tutanağına, ekspertiz raporuna, aracın tamir işleminin gerçekleştiği servis raporu ve faturasına, sigorta poliçesine, araçta meydana gelen hasarların açıkça görülebildiği fotoğraflara, kazaya tanıklık eden kişilerle ilgili bilgilere ve aracın durumu ile ilgili detaylara sahip olmalıdır. Zamanaşımı konusunda araç değer kaybı davası 2 yıllık bir süre tanımaktadır. 2 yıllık süre içindeki araç değer kayıplarına ilişkin tüm işlemler eksiksiz olarak yapılabilmektedir. Haklarınızın korunması için mutlaka güvenilir ve deneyimli avukatlık büroları ile birlikte çalışmalısınız.

Araç Değer Kaybı Davası Hangi Koşullarda Açılır?

Araç Değer Kaybı Davası Hangi Koşullarda Açılır?

Meydana gelen bir kaza sonrasında iki taraflı olarak da olabilecek şekilde araçlarda ortaya çıkan hasarların ikinci el piyasasındaki ortalama değerlerine bakarak belirlenen maddi kayba araç değer kaybı adı verilmektedir. Kaza sırasında araç ne kadar büyüklükte bir hasar almış olursa olsun aracın onarım ve tamir işlemleri en iyi şekilde yapılmış olsa bile ortada araca ait değer kaybı bulunmaktadır. Davanın açılmasında en dikkat edilmesi gereken nokta ise aracın hasar alan bölgesinin daha önce hiçbir onarımdan geçmemesi ve tamir edilmemiş olması gerekmektedir. Örneğin, geçmişte şimdiki yapılandan başka bir kaza sonucunda aracın bir kısmında herhangi bir boyama, tamir işlemi gibi bir onarım yapılmışsa artık araç değer kaybı davası açıldığında aracın bu bölümü ile ilgili hesaplamalar devre dışı kalmaktadır. Fakat farklı sebeplerle yenilenmiş bir parça takılmış ve kazada bu parçanın hasar görmesi gibi bir durum söz konusu ise araç değer kaybı davalarında bu husus da dikkate alınmaktadır.

Araç değer kaybı tespitini bu konuda yetkili ve ruhsat sahibi sigorta eksperleri yapabilmektedir. Sigorta eksperleri aracın sahip olduğu özelliklere göre belirli bir kayıp hesaplaması yapmaktadır. Bunun için araçla ilgili olarak aracın aldığı hasar, kilometre, marka, model, üretim yılı ve pazar değeri gibi pek çok bilgiyi sigorta eksperi kayda almaktadır. Mahkemede araç değer kaybı davası sırasında gereken ekspertiz raporu sigorta eksperleri tarafından 1 iş günü içerisinde tamamlanarak gerekli noktalara iletilmektedir. Araç değer kayıp davaları ile ilgili zamanaşımı süresi 2 yıl olarak belirlenmiştir. Geçmişe yönelik olarak iki yıl süresince yapılmış kazalara ilişkin değer kaybı talebinde bulunulabilir. Eğer kişi araç değer kaybı davası açtığında elde bulunan sigorta ekspertiz raporu ile ilgili sorunlar bulunması halinde bazı haklara sahip olmaktadır. Bu haklar doğrultusunda kişiler ellerinde bulunan değer kaybı raporlarıyla hatalı ekspertiz raporu oluşturan sigorta şirketlerine karşı tazminat davası açabilme gibi haklara da sebep olabilmektedir. Bu yüzden araç değer kaybı davalarında kişilerin iyi bir sigorta şirketine işlem yaptırması en önemli konulardan biri olmaktadır.

Tanıma ve Tenfiz Davası Nedir?

Tanıma ve Tenfiz Davası Nedir?

Hukuk kendini günün ihtiyaçları ve sorunları karşısında sürekli olarak değiştirmekte ve güncellemektedir. Yurtdışına çıkışların artması ile birlikte uluslararası meydana gelen evliliklerle ilgili bazı hakların elde edilmesi de kanunlarca düzenlenerek bir yapıya kavuşturulmuştur. Türkiye dışında açılan bir boşanma davası sonunda evliliği sona ermiş bir Türk için bu boşanma davası Türkiye’de kabul edilmemektedir. Farklı mahkemeler tarafından verilen boşanma ile ilgili kararlar sadece o ülke sınırları içinde geçerli olmaktadır. Bu yüzden boşandığı halde Türkiye’de evli görünen kişilerin bu problemlerini çözmek için tanıma ve tenfiz davası açılabilmektedir. Bu davalar sayesinde yurtdışındaki mahkemelerin belirlemiş olduğu kararlar ülkemizde de geçerli sayılabilmektedir.

Tanıma ve tenfiz davalarının açılabildiği mahkemeler Aile Mahkemeleri oluyor. Fakat eğer davayı açan kişi yurt dışında ikametine devam ediyorsa bu durumda tanıma ve tenfiz davasını İstanbul, Ankara veya İzmir’de açabilmektedir. Tanıma ve tenfiz davaları açılırken dava süresi tarafların bu davaya olan ilgileri ile değişiklik gösterebilmektedir. Bu konuda en hızlı sonucu alabilmek için her iki tarafın da Türkiye’deki boşanma avukatları aracılığı ile tanıma ve tenfiz davası açması tavsiye edilir. Bu şekilde süreç en hızlı şekilde işleyerek dava taraflarının 1 hafta ile 3 ay arasındaki süre içinde bu davanın sonucunu almaları mümkün olmaktadır. Tanıma ve tenfiz davalarında avukat bulundurulması bu sürecin hızlandırılmasında etkili olmaktadır. Pek çok kişi avukat tutmayarak bu işlemi ucuz yollu olarak gerçekleştirmeye çalışsa da özellikle bazı davaların birkaç yıl sürebildiği göz önüne alındığında sürecin en hızlı şekilde gerçekleşerek en az ücretle tamamlanması için tanıma ve tenfiz davası ile ilgilenen avukatların yardımını almak önemli olmaktadır.

Tanıma ve tenfiz davasının açılması için yurtdışında yabancı mahkemeler tarafından taraflara verilmiş olan boşanma kararlarının asıl nüshaları ve kararın tam olarak verildiği tarihle birlikte bir bilgilendirme de mutlaka Türkiye’deki mahkemeye sunulmalıdır. Ardından yabancı mahkemenin hazırlamış olduğu tüm belgeler yeminli tercümanlar aracılığı ile Türkçe’ye çevrilmeli ve bu işlemler kesinlikle Türkiye’de bulunan tercümanlık büroları aracılığı ile yapılmalıdır. Davacı kişiye ait olan pasaport ve nüfus cüzdanı gibi kimliklerin fotokopileri ile davalı tarafın kimlik bilgileri ile açık adresi dava başvurusunda yer almalıdır. Son olarak avukata verilmesi gereken ve konsolosluklardan alınabilen resimli boşanma vekaletnamesi ile tanıma ve tenfiz davaları ile ilgili süreç tamamlanmış olmaktadır. Tanıma ve tenfiz davası ile ilgili hazırlanmış olan dava dilekçesinde başvurulan mahkeme adına yönelik olarak davalı ve davacının kimlik bilgileri ve eğer bulunuyorsa kanuni temsilciler ile davacı vekilinin isim ve adres bilgileri yer almalıdır. Dava konusu ile beraber davada bulunan olaylara karşılık gelen deliller ve ek belgeler de dilekçeye dahi edilmelidir. Son olarak açık şekilde talep sonucunun da belirtilmesi ile dilekçe tamamlanmaktadır.

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Evli bulunan çiftlerin resmi olarak evliliklerini sona erdirmek amacı ile yaptıkları davalar boşanma davaları olarak bilinmektedir. Yasal olarak çiftlerin birbirinden ayrılması için veya anlaşmalı olarak boşanan kişiler arasında meydana gelen hakların ve eşyaların eşit olarak yasalara bağlı şekilde bölüştürülmesinin sağlanması gibi sebeplerle Boşanma avukatları yardımıyla dava açılabilmektedir. Medeni Kanunda belirtilmiş olan geçerli boşanma sebeplerinden birinin ortaya çıkması halinde taraflardan biri veya ikisi karşılıklı olarak boşanma davalarını açabilmektedirler. Boşanma davalarında taraflar arasında özellikle çocuklar da söz konusu ise mal paylaşımı ve tazminat gibi yüklerle birlikte velayet ve nafaka gibi konular da davada konu olabilmektedir. Bu yüzden boşanma davaları tarafların anlaşmasına bağlı olduğunda kolay bir süreçle atlatılabilen davalar olarak bilinse de bu yaygın görüş kesinlikle yanlıştır.

Pek çok noktaya dikkat edilerek seçilen Boşanma avukatları için Türk hukuk sisteminde gerçekleşen tüm davalarda olduğu gibi avukata sahip olmak zorunlu olmamaktadır. Ancak boşanma süreçlerinin hızlandırılması ve boşanma sonucunda ortaya çıkabilecek olan hakların savunulması gibi konular söz konusu olduğu takdirde avukatlar davanın taraflarına en iyi şekilde yardım edebilecek olan kişiler olmaktadır. Boşanma davası açmak isteyenler eğer bir avukatla bu davaları yürütmek isterlerse bu sırada seçecekleri avukatlara veya anlaşacakları avukatlık bürolarına kesinlikle dikkat etmelidirler. Boşanma davaları ile ilgili sonuç alabilmek için diğer dava türlerinde olduğu gibi avukatların bu alanda deneyimli olmaları gerekmektedir. Daha önce almış olduğu boşanma davalarından başarı ile çıkmış Boşanma avukatları kişilere en iyi şekilde yardımcı olabilirler. Özellikle mal paylaşımı, çocukların velayetleri ve nafakaları hakkında pek çok avukat gerçekçi olmayan vaatlerle dava taraflarını kandırmakta ve onları kendilerini seçmeleri için inandırmaktadır. Bu konuda dava sebebiyle kandırılmış olan kişiler dava sonucunda hayal kırıklığına uğrayabilmekte ve kimi zaman da avukatlara çok yüksek rakamlar ödemek zorunda kalabilmektedirler. Tüm bu sorunların önüne geçebilmek için anlaşılan avukatların veya avukatlık bürolarının profesyonel olarak hizmet veren yerler ve kişiler olmasına dikkat edilmelidir. Dava öncesinde yeterince bilgi alınmalı ve avukatlar konusunda tercih buna yönelik olarak yapılmalıdır.

Hangi Durumlarda Tenkis Davası Açılır

Hangi Durumlarda Tenkis Davası Açılır

Tenkis davaları kendisine miras kalan paya, diğer paylara sahip olan mirasçılar tarafından bir tecavüz olması durumunda ve miras sahibinin ölmesi sonucu eğer miras hak edilenden daha fazla paylaşılmışsa bu saklı payı aşan kişilere karşı açılabilmektedir. Tenkis davaları da benzer konularla ilgilenen Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından miras sahibi kişinin ikametinin bulunduğu son yerleşim yerinde bulunan mahkeme tarafından görülmektedir.

Miras sahibi kişi eğer mirasını dağıtırken mirasçılar arasında tasarruf edebileceği miktarın üstüne çıkarsa bu konudan zarar gören mirasçı, iflas etmesi durumunda kendisine karşı ödemelerin yapması gereken alacaklılar tarafından miras sahibi kişiye tanınan belirli süreler içinde tenkis davası açılması mümkün olmaktadır. Tenkis davaları ile ilgili süre kısıtlaması mirasçının saklı paylarının zedelendiğini öğrenmesinden başlayarak 1 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. Vasiyetnamelerin açılması ve mirasın ortaya çıkmasının ardından bu süreyi takip eden 10 yıl sonrasında dava açma hakkı düşmektedir. Mirasçılıktan hakkı zedelenen kişinin kendisinin itiraz haklarını kullanmaması durumunda iflas idaresi veya alacaklıları da aynı noktaları sebep göstererek tenkis davası açabilirler. Tenkis, miras sahibi olan kişinin vasiyetinde belirtmiş olduğu tüm tasarruflara bağlı olarak orantılı bir şekilde yapılmaktadır. Eğer mirasçı vasiyette bazı şeyleri yerine getirmekle yükümlü tutulmuşsa, kazandırma da tenkise tabi tutulursa kişi miras sahibinin nasıl tasarruf edeceğinin kesinleşene kadar vasiyetten gelen borçların da aynı şekilde tenkis edilmesini isteyebilir.

Tenkis davası açmak isteyen kişi dava dilekçesini hazırlarken öncelikle davacı ile ilgili kimlik ve adres bilgilerini dilekçeye geçirmelidir. Ardından mal varlığının bulunduğu davaya konu olan miras ile ilgili adres ve dava değeri konusunda mahkemeyi bilgilendiren noktalar doldurulmalıdır. Sonuç kısmında talep edilen sonuç belirtildikten sonra gerekli delil ve ek belgeler de dilekçeye eklenerek tenkis davası açılması mümkün olmaktadır. Tenkis davası açan veya bu davada taraf bir kimse kendisinin savunma işlemini bu konuda uzman avukatlar aracılığı ile gerçekleştirmektedir. Profesyonel olarak avukatlık hizmetleri veren bürolardan tenkis davaları ile ilgilenebilen kişiler önceki tenkis davalarındaki deneyimlerine bakılarak seçilerek davadan istenilen sonuçların alınması sağlanabilir.

Tapu İptal Davası Açmak için Gerekenler

Tapu İptal Davası Açmak için Gerekenler

Kişinin sahip olduğu taşınmaz ile ilgili tapu tescilinde herhangi bir hata bulunuyorsa bu durumun gerekli yasalar yolu ile düzeltilmesini sağlayan davalara tapu iptal davası adı verilmektedir. Tapu iptal davası açmak için bulunması gereken tapu bir arazinin kime ait olduğunu gösteren bir belge olma özelliğini taşımaktadır. Aksi kanıtlanıncaya kadar tapu sicil müdürlüğü tarafından verilmiş tüm tapular geçerli sayılmaktadır.

Tapu iptal davalarında yetkili olan mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Tapunun ortada geçerli bir hak olmaksızın tescil edilmesi veya terkini ile tapu iptal davası açılabiliyor. Bunun dışında tapu iptal davaları ile ilgili esasların belirlendiği Türk Medeni Kanunu’nda tapu iptalinin istendiği bazı durumlarda tescil de talep edilmektedir. Bu gibi durumlarda tapuda belirtilmiş olan arazi hangi hazine, muhtarlık ya da belediye başkanlığına ait ise buradan da gerekli belgelerin alınması gerekmektedir.

Tapu iptali davası sırasında öncelikle tapu kayıtları incelenerek hatanın nerede olduğunun tespiti yapılmaktadır. Buna ek olarak davanın tarafları için şahitlik yapabilecek kişiler de dava sırasında dinlenmektedir. Ardından mahkeme tarafından belirlenmiş gün ve saat davası açılan tapu üzerinde keşif işlemi yapılır. Bu aşamadan sonra bilirkişi tarafından gerekli sonuca varılmakta ve dava kısa sürede sona ermektedir. Tapu iptal davaları için davanın açılması aşamasında zamanaşımı ile ilgili herhangi bir limit bulunmamaktadır. Muvazaa nedeniyle açılmış bir tapu iptal davası zamanaşımı ve hak düşürücü gibi herhangi bir süre kısıtlamasına sahip değildir. Muvazaadan haberdar olan taraf istediği zaman tapu iptal davasını açabilmektedir. Dava için gereken dilekçede davalı ile davacının isim ve adres bilgileri yer alır. Davacının TC kimlik numarası ile birlikte eğer bulunması halinde kanuni temsilcilerin ve davacı vekilinin de isim ve adres bilgileri alınmaktadır. Davanın ne olduğuna ilişkin kısa bilgilendirme ve mahkemeye konu olan davanın değeri belirtilmelidir. İddia makamı elinde bulunan delilleri belirtmeli ve hukuki sebeplerle bu davanın kendine çıkması için dayanaklar bulmalıdır. Davacı ve vekilinin imzası ile dilekçe hazırlanmış olur.

Muvazaa nedeniyle görülen tapu iptal davasında tarafların beyanlarından kaynaklanan istemli şekilde yapılmış uyumsuzluklar ortaya çıkmaktadır. Üçüncü kişilerin söz konusu araziler üzerinde yanlış bilgilenmesine zemin hazırlamak adına yapılan bu yanlışlar üzerinde gerçekleşen davalar taraflar arasındaki sözde bir sözleşme ile ortaya çıkabilmektedir. Tapu iptal davaları gerekli kanıtların bulundurulmasının kolaylığı ve ispatının kesinleşebilmesi gibi ihtimallerle kolay davalar gibi görülse de bu süreç içinde iyi tapu iptali davası avukatları ile çalışılmalıdır.

İş Kazalarında Tazminat Alınabilmesi İçin Yapılması Gerekenler

İş Kazalarında Tazminat Alınabilmesi İçin Yapılması Gerekenler

Birçok çalışanın büyük mağduriyetler çekmekte olduğu bu konu üzerinde gerekli olan işlemlerin zamanında ve düzgün yapılmaması durumunda kaza sonucunda geçici veya kalıcı olarak geçirilmekte olan tüm sakatlıklara bağlı zarara uğramış olan kişinin hak etmekte oldukları maddi tazminat haklarını alamamaktadırlar. Öncelikle her hangi bir iş kazası sonucunda çalışanların ne gibi durumlarda iş kazası tazminatı hakkı kazanmakta olduğu ve başvurularını en geç ne zaman yapabileceği hakkında konuşulursa. Çalışanlar gerçekleşmiş olan iş kazaları sonucunda ölüm veya %10’luk düzeyin üzerinde kalıcı bir sakatlık geçirmeleri durumunda çalışmakta oldukları kurumdan maddi tazminat talebi edebilmektelerdir. Ancak bu işlem için en geç kaza sonucu oluşan sakatlık doktor tarafından raporlandıktan sonra 10 yıl içerisinde başvurulması gerekmektedir. Aksi takdirde kaza mağduru olan çalışanın tüm iş kazası tazminatı hakları yok olmaktadır.

Bu gibi durumlarda yapılması gereken tüm işlemlerden istenilen sonucu alabilmek için kesinlikle bir avukatlık desteğinin alınması gerekmekte olup avukatlar tarafından sizden hiçbir ücret tüm işlemler süresinde talep edilmemektedir. Tüm iş kazası tazminatı davalarında davanın kazanılması sonucunda avukatlar ödeme işlemlerini oradan gerçekleştirmektedir. Bu tarz mahkemelerde alınacak olan tazminatın belirlenmesinde mağdurun sigorta bordrosundaki ücretlere bakılmadan işteki ustalık derecesi ve geçerli olan tanık dinlemeleri gibi esaslar ele alınarak hesaplanmakta olan gerçek ücret üzerinden tazminat hesaplaması da yapılmakta ve çalışan hiçbir şekilde mağdur edilmemektedir.

Dosya Masrafı İadesi

Dosya Masrafı İadesi

Günümüzde ekonomik durum birçok insanı bankalardan kredi almaya itmektedir. Bireysel olarak veya kurumsal olarak birçok farklı alanda kredi çekilmektedir. Bu kredilerin alınması sırasında birçok prosedür işlemektedir. Bunlardan birisi de dosya masrafı olarak kredi alacak kişiye yüklenen bir maliyet olmaktadır. Bu maliyet konusunda Yargıtay haksız bir şekilde alındığına ve dosya masrafı iade edilmesine karar vermiştir. Bu kapsamda geçmişe dönük 10 yıl içerisinde alınan dosya masrafı adı altındaki ödemeler bankalardan kredi veren kurumlardan geri alınabilecektir. Bu konuda da vatandaşların yapması gereken bazı prosedürler bulunmaktadır. Bunlardan ilki dosya masrafının ödendiğine dair bir dekontun bulundurulması olmaktadır. Dosya masrafının iade edilmesi konusunda bu dekont mecburidir.

Günümüzde bankalar ve kredi kurumları televizyon reklamları dahi yaparak kredi kullanılmasını teşvik etmektedir. Bankaların belirli faizler ile verdiği bu krediler farklı alanlarda kullanılmaktadır. Bu sebeple kullanım alanlarına göre farklı isimler ile ifade edilmektedir. Taşıt kredisi, konut kredisi ve ihtiyaç kredisi en çok kullanılan kredi tipleri olmaktadır. Bu kredilerin kullanılması ile kişilerden alınan dosya masrafı iade için kredi tutarının boyutu ile ilçe veya il hakem heyetlerine başvuru yapılması gerekmektedir. Kredi tutarı 2200 TL değerinden düşük ise ilçe heyetine başvuru yapılmalıdır. Kredi 2200 TL değerinden yüksek ise ile hakem heyetine başvuru yapılacaktır. Burada yapılacak başvuru ile heyet durumu inceleyecek ve uygun bulması ile yapılan dosya masrafı iade edilecektir.

Hakem heyetinin verdiği karar neticesinde bankalar kişilere dosya masrafını iade etmek zorundadır. Ancak bankalar bu işlemi hemen yapmamakta ve uzun süre bekletmektedir. Bu durumu yaşamamak için avukat aracılığı ile alacağın icraya konulması işlemi ile kısa sürede yasal faizi ile banka ödemeyi yapmaktadır. Alınacak dosya masrafı iade konusunda avukatlar sizlerden herhangi bir ücret talep etmemektedir. Alınacak ücrete müteakip avukatın bedeli de bankada veya ödeme yapacak kurumdan tahsil edilecektir. Bu sebeple ödemelerin daha kolay bir şekilde alınması konusunda avukatlardan yardım alınması avantaj sağlamaktadır. Birçok insan son 10 yıl içerisinde birçok kredi çekmiş ve dosya masrafı olarak birçok ödeme yapmıştır. Bunların iadesi için avukatlardan yardım alınması ile ödemeler olayca alınabilmektedir.

Ankara’da Deneyimli Avukatlar

Ankara’da Deneyimli Avukatlar

Hukuki açıdan yaşanan problemlerin çözümünde yargı sistemi aktif hale gelerek mahkemeler aracılığı ile problemlerin çözümü sağlanmaktadır. Bu problem çözümü sırasında taraflar arasındaki anlaşmazlıkların en adaletli şekilde karşılıklarının verilmesi için davalar görülmekte ve yasalarda belirtilmiş olan kanunlara göre bu davalar sonuca ulaştırılmaktadır. Fakat ülkemizde hukuk sisteminin bir gereği olarak bu davalar sırasında sizin haklarınızı koruyan ve dava sürecinin hızını ve ilerleyişini etkileyen avukatlar yardımı ile en hızlı şekilde davalardan sonuç almak mümkün olmaktadır. Bu amaçla hizmet veren Avukat Ankara büroları bulunduğu gibi aynı zamanda zorunlu müdafi olarak da çalışabilen avukatlar bulunmaktadır.

Herhangi bir suç ile karşılaşıp hakkınızda dava açıldığında siz kendiniz bir avukat belirlememiş olsanız bile devlet tarafından size bir avukat atanabilmektedir. Zorunlu müdafi adı verilen bu avukatlar mesleklerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışarak sizlere yardım ederler. Fakat özellikle size karşı açılmış olan davaların konusu hakkında yeterliliği bulunmayan kişiler size mahkeme süreçleri boyunca yardımcı olamamakta ve davalardan başarılı sonuçlar almanızda gerekli şeyleri yapamayabilirler. Bu yüzden dava konularınız hakkında tecrübeli ve deneyimli Avukat Ankara olarak hizmet veren kişiler veya bürolar ile dava süreçlerinin lehinize geçmesi için önemli bir yol kat etmiş olursunuz.

Avukatlık yapan kişiler için doğru ve dürüst bir meslek anlayışının benimsenmesi kadar farklı dallarda daha deneyimli ve uzman olmak da önemli olmaktadır. Bu yüzden aile ve boşanma hukuku, icra hukuku, ceza hukuku, iş ve sosyal güvenlik hukuku, idare hukuku, miras hukuku, tazminat hukuku gibi hukukun farklı dallarında uzmanlaşmış kişilerden yardım alınması en önemli konu olmaktadır. Yıllarca sizin dava konunuzun bulunduğu hukuk dalında davalara girmiş ve bunlardan başarıyla çıkarak tecrübe kazanmış kişiler yardımı ile davalarınızı en kısa sürede lehinize sonuçlandırmanız mümkün olmaktadır. Hakkınızda açılan davalarla ilgili en faydalı sonuçları alabilmek için Avukat Ankara seçerken profesyonel olarak hizmet veren büroları ve avukatları tercih etmelisiniz. Avukatların geçmişte yaptıkları işlerde ne kadar başarılı oldukları kadar sizin dava konunuz hakkında başarılı oldukları dava örnekleri de tercih yapmanızı etkilemektedir.

https://ilkayuyarkaba.av.tr | Avukat | Arabulucu Avukatlar | Ankara Arabulucuk | Ankara Arabulucular | Ankara İcra Avukatı | Ankara Boşanma Avukatı | Boşanma Avukatları | Dosya Masrafı İadesi |